Hizmetlerimiz

Sırt Toparlama

Yer Çekimi Vücut için Artık Sorun Olmaktan Çıkıyor

Zaman akışına dur diyemeyen yer çekimi nedeniyle, vücudun bazı bölgelerinde de gevşemeler ve sarkmalar oluşabilmektedir. Kimi zaman beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmemesinden kimi zaman da hareketsiz yaşam şeklinden dolayı bu durumların oluşması mümkün olmaktadır. Bu nedenle öncelikle beslenme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, sonrasında da vücudun ihtiyacı olan uygulamaların gerçekleştirilmesi daha doğru olacaktır. 

Sırt Toparlamada Etkili Olan Uygulamalar

Her şeyden önce tekrar belirtilmelidir ki, vücudun mekanizması olan sistemin içten de desteklenmesi her zaman daha iyi sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Bunun yanı sıra sıklıkla tercih edilen sırt toparlama uygulamalarından da bahsetmek gerekirse :

Kavitasyon: Bölgesel zayıflamanın yanı sıra selülit sorununun da giderilmesine yeni bir soluk kazandıran uygulama olarak adlandırılmaktadır. Şok dalga yöntemi kullanılarak, yağ hücrelerinin parçalanması ve serbest yağ asitlerine dönüşmesi sağlanarak vücuttan atılmasına destek olunur. Yapılan uygulama seansları sonrasında beslenme düzenine de dikkat edildiği sürece sonuçlar kalıcıdır. Bölgesel olarak uygulanan kavitasyon sırt, karın, bel çevresi, bacaklar, kolla ve basenlere uygulanabilmektedir. Kavitasyon seanslarına devam edilirken günde 2.5 litre su tüketilmesi önerilir. Bu öneri uyulması gereken en temel şarttır. Haftada 1 - 2 seans olarak yapılan kavitasyon uygulaması, kişiden kişiye değişen sonuçlarla birlikte 3 kiloya kadar zayıflama sağlamaktadır.

Peki, bu uygulamanın avantajları nelerdir?

  • Dokularda sıkılaşma ve toparlanma gerçekleşir.
  • Ağrısız ve acısız bir şekilde yağ hücrelerinin parçalanması sağlanır.
  • Sosyal yaşamı etkilemeyen bir işlemdir.
  • Ameliyat ya da cerrahi bir müdahale söz konusu değildir.
  • Yapılan işlem sonrasında herhangi bir iz kalmaz.

Bu avantajlarının yanında kavitasyonun yapılmaması gereken durumlarda söz konusudur. Bunlar ise :

  • Hamile olan kişiler yaptırmamalıdır.
  • Yara izinin üzerinde işlem yapılmamalıdır.
  • Keloid yarası oluşan kişilerde uygulanmamalıdır.
  • Cilt hastalıkları olan kişilere yapılmamalıdır.
  • Yüksek ya da düşük tansiyon hastaları yaptırmamalıdır.

Yine de yaptırmak isteyenler var ise mutlaka doktorlarına danışmalıdır.

Elektroterapi (Pasif Jimnastik): Pasif jimnastik vücuttaki boşalan yağ hücrelerini sıkıştırmak için yapılır. Bu durumla genellikle vücudun bel, karın, basen, sırt ve üst kol bölgelerinde rastlanmaktadır. Vücuda bağlanan pedler sayesinde kaslar hareket geçirilerek, kasların etrafında bulunan yağların vücut tarafından yakılmasına destek olunur. Böylelikle sorunlu olan bölgede direk işlem gerçekleştiği için kısa sürede gözle görülür farklar oluşur. Vücuda yaptırılan pasif jimnastik sayesinde aynı zamanda kan dolaşımı hızlanır, psikolojik rahatlama sağlar ve selülitlerin azalmasında da yardımcıdır. Elektroterapi uygulamasıyla, aktif egzersizler yapılırken ya da yapıldıktan sonra ortaya çıkan rahatsızlıklarla karşılaşılmaz. Pasif jimnastik bırakıldıktan sonra da vücut orantısında herhangi bir bozulma ya da deformasyon olmaz. Yine de her zaman belirtildiği gibi beslenme düzenine dikkat edilmesi, genel sağlık açısından da gerekli olan bir tutum olarak uzmanlar tarafından tavsiye edilir. Eklem ve bağ dokularının desteklenmesine de faydası olan bu uygulama, ortalama olarak 6 kilo artışına kadar vücudun kendisini tolere etmesine imkan sunar.

Yosun ve Parafin Terapisi: Uygulama yapılacak kişinin cilt yapısına göre kullanılan yosunla yapılan bu terapi, vücudun genel anlamda sıkılaşması ve toparlanması için bilinen en eski yöntemlerden bir tanesidir. Tüm vücuda yapılabildiği gibi, bölgesel olarak da uygulanabilmektedir. İçerdiği bol miktarda vitamin ve mineraller sayesinde sırt toparlama ve vücut için en etkili ve sağlıklı ürünlerden olma özelliğini ise hala korumaktadır. Yosun terapisinin etkilerini daha uzun soluklu görebilmek için, ihtiyaca göre 10 seansa kadar uygulayabilmek mümkündür.

Paylaş: